Murad Menteşin şeirləri
Deplasmanda Plasebo
Allah’ım kaderimde anarşi ve protesto
antidepresanlar ve içi boş bir gardırop
ne de çok yer kaplıyor mesela al pacino
yardımın gerekiyor kadıköy’deyim stop.
Allah’ım kaderim bu sentimental ambargo:
alternatif referans potansiyel salvo yok,
sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok;
cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop.
Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
‘deplasmandır bu dünya’ diyor albino şeyhim
plasebo yutturuyor bana depresif doktor.
Allah’ım kaderimden şikayetçi değilim
aksine bahtiyarım evrende bana da rol
verdiğin için şahsen, Allah’ım bizler senin
falsolu kullarınız, n’olur bizden razı ol.
**
Siperde Perende
Kim der ki “Mukadderat sicimi beni bağlamaz”?
Askını, kaskını, maskeni taksan bile…
Namluların nazarı değdiği zaman
Azrail’in menzilinde kim sakarlaşmaz?
Kim der ki “Ebediyet kullanışsızdır”
üçüncü günündeyken üç günlük dünya
bana belki de sevap kazandırır
çocuklarım var diye sürdürdüğüm vardiya.
Kim der ki “Gençliğimi israf etmedim”?
Kim ne derse desin, ıslık değil parola çığlık
siperden mezara tepemdedir her daim
yüzbaşı güz, albay ölüm ve general ayrılık.
**
Bal Kılavuzunun İlahisi
Çarparak senin her şeyden örülmüş duvarına
Dedim bunlar benim lekelerimdir
Ey bütün seslerle beni çağıran
İçimdeki bu yabancı yağmuru dindir
Benle bütünleşiyor çünkü taşıdığım yük
Erimezse ne yaparım güneşi bekleyen kalbim
Eşyayla günlerim arasında biriken köpük
Harfleri değil mi ölüm kelimesinin
Açmak için gecenin bütün çeşmelerini
Siyah küller artıran kâbus aralığından
Geçeyim bir incir ve güvercin uykusuna
Geçeyim ötekiyle aynı rüyaya
Ben artık yankısıyım kendi sesimin
Ağzım kaynayan bir dua kovanı
Ve çocukken takındığım vişne küpesi
Ayet gibi çınlatıyor kulaklarımı
Kırılsın en büyük ayna olan toprak
Uykunun kız kardeşi saçlarımı öpmeden
Uçayım kan ve köpük saçarak
Adınla açılan aşkın penceresinden.